Yalın Kültür
Yazıma Peter Drucker’ın bir sözü ile başlamak isterim: “Kültür
stratejiyi kahvaltıda yer.”
Şirketin kültürü, aslında nereye ulaşmak istediğinizi belirleyen
yapıtaşlarından biridir. Kültürün değişimi olmadan hiçbir şeyin kalıcı olarak
değişmeyeceğini unutmamak gerekir.
1950’li
yıllarda Toyota çalışanları, kaynakların yetersizliği nedeniyle israfları
azaltarak üretimde verimliliği artırmayı hedeflemişlerdir. Bu hedef, az önce
bahsettiğim sözden yola çıkarsak Toyota’nın stratejisi olarak
değerlendirilebilir. Ancak Toyota çalışanları, bu stratejiyi gerçekleştirmek
için yalın kültürü yaymakla işe başlamışlardır.
Yalın kültür,
işletmelerde israfı en aza indirerek müşteriye en fazla değeri yaratmayı
hedefleyen bir düşünce sistemi ve çalışma yaklaşımıdır. Sadece bir üretim
yöntemi değil, kurumun her seviyesine yayılan, sürekli iyileştirme ve çalışan
katılımı üzerine kurulu bir kültürdür.
Temelinde değer
odaklılık, israfı ortadan kaldırma, sürekli iyileştirme, çalışanları
yetkilendirme ve şeffaf iletişim vardır. Bu yaklaşım, yalnızca birkaç teknikten
ibaret değildir; iş yapma biçimini kökten etkileyen bir zihniyet dönüşümüdür.
Yalın kültürün
başarısının sırrı, sadece teknik araçlar ya da metotlarda değil, bu araçların
arkasındaki insan ve zihniyet değişimindedir. Yalın kültür, her çalışanın
sürecin içinde aktif rol alması, sorunları görüp çözüm önerileri getirmesiyle
yaşar ve gelişir. Bu nedenle yalın uygulamalar ancak kurumun tüm katmanlarında
benimsenip içselleştirildiğinde gerçek anlamda dönüşüm sağlar. Teknik
uygulamalar sadece başlangıçtır; esas olan, herkesin “birlikte öğrenme ve
gelişme” kültürünü sahiplenmesidir.
Sonuç olarak,
yalın kültür bir teknoloji ya da kısa vadeli bir proje değil, sürdürülebilir
başarı için kurumun düşünce yapısını kökten değiştiren bir yaşam biçimidir.
Toyota’nın uzun yıllar boyunca geliştirdiği bu yaklaşım, günümüzde sadece
üretimde değil; hizmetten yazılıma, küçük ya da büyük her organizasyonda değer
yaratmanın anahtarı olmaya devam ediyor. Unutulmamalıdır ki gerçek dönüşüm,
kalplerde ve zihinlerde başlar.
Esra UYSAL